Kaybedenler Kulübü

31 Temmuz 2011

2011 / ynt: tolga örnek / oyc: nejat işler, yiğit özşener, ahu türkpençe / 110 dk / türkiye / otobiyogrofik, dram

Kaybedenler Kulübü, 90’larda popüler olmuş bir radyo programının yapımcılarının hayatını konu alan bir film. Biraz dramatik, biraz komik ve belki biraz da felsefik…

Filme bir kaç açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle film olarak bakarsak olayı, anlatmak istediğini evet anlatmış bir yere kadar gibi görünüyor.

Bir dönem filmi olarak, yaşantıyı verirken sadece bira şişeleriyle, ya da bir planda görünen şahin model taksi ile o dönemin tüm ruhunu yansıtması imkansızdı bana göre ki yansıtamamış.

Burda o dönemde onlar böyleydi diye muhalefet olunabilirse de ben “konusunda” 90’ların geçtiği bir filmde “o dönemin diğer insanları nasıldı” yı görmek isterdim. Çünkü bir dönem filmini, dönem filmi yapan etken budur.

Filmde geçen tüm istanbul görüntüleri, arka planda akan trafikteki arabalar, kişilerin kıyafetleri vb günümüze aitken 90’lar ruhunu yaşatma çabasının başarısısız olduğunu görmek gerek.

Radyo programını dinleyenlerden olmadığımdan filmi sadece “film” olarak gördüğümün ayırdındayım elbette.

Zaman zaman basit görsel numaralara kaçmış olsa da yönetim açısından ortalamanın üzerinde olduğunu düşünüyorum. Keşke sürekli ekrana gelen hızlandırılmış İstanbul akışlarını ya da Issız Adam’dan da çok tanıdık gelen sahil planını çok fazla kullanmasalarmış.

Burda takıldığım bir başka nokta da  Türkiye’nin marjinal kadınını oynayacak tek kadın sanatçısı Serra Yılmaz mıdır ki bu sahnelerde hep onu görüyoruz. Amacım kötülemek değil ya da sevmediğimden değil ama şaşırıyorum gerçekten…

Yiğit Özşener’in oyunculuğunu, Nejat İşler’den daha iyi buldum. Ancak ikisi de günümüzde de sıkça rastladığımız karamsar ama nedenini bilmeyen, ruhsuz ama farkında olmayan, bir takım felsefi arayış içinde olduğunu düşünen fakat aslında hayatın normlarından korkan “erkek” karakterini çok  iyi yansıtmış ekrana…

Filmin müzikleri en başarılı yanı bana göre. Evet 90’lların müzikleri değil ancak öğrendiğim kadarıyla programlarında genelde bu şarkıları çalıyorlarmış dinleyenlerine.

Bir radyo programından yola çıkarak film yapmak fikrini çok beğendimse de dönemin ruhunu verememiş olmasından sebepli hayal kırıklığı yaşamış biri olarak, seyredilmesi gereken ama abartıldığı kadar da olmayan bir film diyebilirim son söz olarak…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: