The Mist…Stephen King Dehası

20 Mayıs 2010

Stephen King hayranlığım ve ortaokul/lise yıllarında 30’u aşkın kitabını okumuşluğumla gurur duyarım her zaman.

Kendi adıma şanslı oldugum bir nokta da benim orta 2’de (1987-88) okudugum ilk romanı onun da 1973 yılında yayınlanan ilk roman olan Göz/Carrie’dir.

Bana göre onun özel bir dili vardır ve o dili en az 10 kitabını okumadan algılamak imkansızdır.

Bu sebepledir ki uyarlama senaryolarına korkuyla yaklaşırım. Çünkü özel örnekler harici -ki onlar da gerilimdir, korku değil- başarılı olan yoktur. İyi örnekler; Shinning, Misery, Showsank Redemption ve Green Mile.

Kötü örnekleri saymak gereksiz elbette. Korku filmi olarak O’nun yeniden çekilmesini, Ruhlar Dükkanı’nın da uyarlanmasını bekliyorum.

İşte bu bekleyişte The Mist çıktı karşıma. Türkçe ismi olan “Öldüren Sis” e anlam vermek her zamanki gibi imkansızdı. İngilizce’de de sadece Sis denmiş işte, nedir bu öldüren yakıştırması? Zaten filmde de öldüren sis değil sisin içindeki yaratıklar.

2-3 hikayesinin Sis adı altında toplanmış kitabının ilk hikayesidir Sis/The Mist. Öncelikle iyi bir uyarlama olmuş.

Sis’le birlikte gelen dünyadışı yaratıklardan kaçan bir grup insanın süpermarkette olan yaşam savaşıdır hikayenin temeli. Ancak bu noktada insan psikolojisinin tepkileridir asıl gösterilmek istenen. Kimi gerçek üstü ile yüzleşemeyecek, kimi de yaradanın ilahi takdirini kendi bakış açısından yorumlayacak ve çıkarımlarda bulunarak çevresindekileri etkileyecektir. Bir grup akıl baliğ insan ise bu sıkışmışlıktan bir çıkar yol arayışına girecektir.

Korku bir yana psikolojik gerilim olarak çok iyi bir film olmuş The Mist. İnsanların stres altındaki tepkilerini çok iyi yansıtmış.

Klasik bir şok son ile de bitirmiş hikayesini. Klasik bir Stephen King şok edici sonu da diyebiliriz. Çünkü gerçekten şok olmamak imkansız bu sonda. Bir de müziği hesaba katarsak bir kaç dakika bilinçsiz olarak bakakalıyor insan ekrana.

İzlemeden önce bunun bir fantastik hikaye olduğunu ve bu sebeple garip, dünyaüstü yaratıklarla bezeli olduğunu bilmek gerekir.

tersnotu 4 üzerinden; King severler için 3, korku-gerilim severler için 2

ve final müziği, dinleyelim: Mark Isham, The Host of Seraphim

http://fizy.com/s/1cco8j#s/1c3jc7

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: