Frida…Geç Kalınmış Bir Bilindik

13 Ocak 2010

yani evet başlık bir garip oldu. açıklamak gerekirse ki gerekir; frida kahlo filmini yeni izledim. geç kalınmış dedim çünkü tahminimin ötesinde tatlar verdi film bana, daha önce seyretmeliymişim. bilindik dedim çünkü yıllar önce biyografisini okumuştum.
kitap daha az mı etkileyiciydi yoksa benim ruh halim mi filmin derinliğini görmeye daha yatkın bilemiyorum. ama film boyunca onunla ağlayıp, onunla güldüm diyebilirim.

 

hikaye de bilindik aslında. biraz okur yazar herkes azbuçuk biliyor frida’nın acı dolu ama fırtınalı yaşam öyküsünü.
1907 yılında meksika’da doğan frida dünyanın en ünlü kadın ressamlarından biridir. filmde hiç konusu gecmese de cocuklugunda cocuk felci gecirmiş ve bir bacağı sakat kalmıştır. 19 yaşında bir trafik kazası geçirerek uzun yıllar tedavi görür. bu tedavilerin sonucunda yürümeyi başarsa da vucudunda ve ruhunda kalıcı hasarlar oluşur.

 

dönemin en ünlü ressamlarından biri ile aşk yaşar, evlenir. boşanır ve tekrar evlenir. bu süre zarfında hem erkek hem de kadınlarla ilişkiler yaşar. diego’ya olan aşkı her türlü devam ederken sürekli aldatılmanın ağırlığı ile ilişkisinde sürekli gelgitler yaşar.
hayatının son günleri de tüm yaşamı gibi acılarla doludur.
kocası diego riviera rolünde izlediğimiz alfred molina’yı özellikle örümcek adam 2’den hatırlıyorum. filmin başlarında bir süre prof. octupus ön yargısını atlatamadımsa da ortalarda artık diego idi benim için.
salma hayek’in başarılı frida performansı zaten akılllardan silinemez. kendi adıma salma hayek’in cok daha iyi filmlerde oynaması gerektiğine inanıyorum. frida’dan öncesi de sonrası da yok bence…

 

eh arada edward norton’u da görmek benim için hoş bir sürpriz oldu.

 

julie taymor’un yönetmenliğini yaptığı film her ne kadar 2002 yılı yapımı da olsa bence dönemsiz zamansız. bu öyle bir film ki insanın gerçekten içinden gelenlerin yapası, toplumun tüm dayatmalarına eeeh yeter demesi geliyor.

 

sürekli bir içki tüketimi sözkonusu bir de, canım cekmedi desem yalan olur.

 

filmde kullanılan illüstrasyonlar da çok etkileyici. heralde rüyalarımızı/hayallerimizi filme alabilsek böyle görüntüler çıkar ortaya.
film bittikten sonra hem bir umut ve yaşama sevinci duydum içimde, hem de bir ee zaten bitmeyecek mi ne önemi var ki hissi. bana öyle geliyor ki asıl başarı bu karmaşa hissinden yani yaşamın ta kendisinden geliyor.
frida kahlo yaşam öyküsü için; http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Frida_Kahlo_Diego_Rivera_1932.jpg

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: