Bu Aralar

15 Ocak 2012

Bu aralar pek yazmaya mecalim yok açıkçası. Kış tabii büyük etken. Başka da bir şey yok aklımda ancak film izlemeye devam ediyorken onları not etmek istedim;

*** Double Indemnity 1944

Yine bir Billy Wilder şaheseri. Femme fatale filmlerinin babası da diyebiliriz. İnanılmaz bir gerilim yaşıyorsunuz filmde…

*** On The Waterfront 1954

Elia Kazan’ın yönetmenliğini yaptığı filmde gencecik bir Marlon Brando izliyoruz. Rıhtımlarda çalışan işçileri sömüren, mafyalaşmış bir sendikaya karşı yürütülen garip, yalnız bir mücadeleyi anlatan film muhteşem.

*** The Way We Were 1973

Sydney Pollack yönetmen, Barbra Streisand ve Robert Redford başrollerde olunca unutulmaz bir aşk hikayesi çıkmış ortaya. Aşkın kimyasının çözülemediğini bir kez daha gördüm diyebilirim. Barbra Streisand’ın söylediği filmle aynı ismi taşıyan şarkı da çok güzel.

*** Drive 2011

Nicholas Winding Refn yönetmenliğinde ki filmin başrolünde belki de son dönemin en göz dolduran yeni aktörü Ryan Gosling yeralıyor. 2011 yapımı olmasına rağmen filmin cool bir tadı var. Bu tadı tabii biraz da “Clint Eastwood” vari bir oyun sergilemiş olan Gosling’e borçlu.

*** The Seven Year Etch 1955

Yine Billy Wilder ve yine döneminin çok üzerinde bir film. Marilyn Monroe’nun şu çok ünlü beyaz elbisesinin eteklerinin uçuştuğu film olarak da anılıyor. ancak geniş planda olmaması hayal kırıklığı yaratıyor, şimdiden uyarayım.

Film Marilyn gibi bir komşusu olan evli bir adamın karısını aldatmamaya çalışmasının bir hikayesi aslında. Marilyn’in oynadığı karakter ise bildiğim kadarıyla aptal sarışın figürünün öne çıktığı ilk film. Mutlaka izlenmeli.

*** Nightmare Before Chrismast 1993

Yönetmenliğini Henry Selick de yapsa film bir Tim Burton klasiği olarak kalıyor akıllarda. Halbuki Tim Burton senaristmiş sadece. Onun filmlerinin tadı, kokusu var filmde. Korkunç karakterlerin sevimli yüzleri.

*** Serpico 1973

Sydney Lumet yönetmenliğinde, Al Pacino’nun bir oyuncu olarak belki de en başarılı rollerinden birini izliyoruz Serpico’da. Bozulmuş düzene karşı dürüstlüğünden ödün vermeyen bir polisin savaşı bu film.

*** Lock, Stock and Two Smoking Barrels 1998

Guy Ritchie’nin Snatch’inden önce çektiği ancak en az onun kadar muhteşem bir diğer filmi. Bu kadar geç izlediğim için pişmanım desem yeridir!

*** Anatomy Of A Murder 1959

Otto Preminger yönetmen, James Steward başrolde. En ünlü mahkeme filmlerinden biri olan film, failin hakli sebepleri varsa cinayet işleyebilir mi sorusunu işliyor, düşündürüyor.

*** When Harry Met Sally 1989

Rob Reiner yönetmenliğinde, Billy Crystal ve Meg Ryan’ı izliyoruz. Bir erkek ve bir kadının arkadaşlıklarının aşka dönüşmesini ancak bu sancılı sürecin ne kadar uzayabildiğini izliyoruz filmde. Oldukça sevimli bir film ama Woody Allen yönetseydi sanki çok daha unutulmaz bir film olurdu.

Ve şimdi biraz da müzik, The Way We Were – Barbra Streisand

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 285 other followers