Çok Yaşa Bloody Mary !

03 Nisan 2011

Tadına mı adına mı tutkun olduğunu bilmediğim bir kokteyl Bloody Mary. Gerçek bir efsane gibi yıllar önce çok çok beğenerek içtiğim ilk Bloody Mary yerine henüz yenisini koyabilmiş değilim.

Yakınlarda 5. Kat’ta denedim ve gerçek anlamda bir hayal kırıklığıydı. Daha da yakınlarda House Cafe’de denedim ve beğendiğimi söylemeliyim. 10 uzerinden 7 denebilir…

Sonra şöyle bir Bloody Mary’nin sırrını araştırmak aklıma geldi. Böylesine kanlı bir ad nasıl olmuş da bir kokteyle verilmiş ve o kokyteyl de nasıl olmuş da aslında bir çok kişiye göre çok da cazip olmayan lezzetine rağmen bu kadar sevilmiş, her kokteyl menüsüne adını yazdırmayı başarmış?

Her ne kadar son halini 1933’te New York’da almış olsa da ilk olarak Fransa Paris’de ortaya çıkıyor “Bloody Mary”

O zamanın ünlü barlarında Olan Harr’y New York Bar’ın barmeni arkadaşlarıyla bir Rus lokantasında yemek yiyor ve votka içiyor. Bara döndüklerinde votka ile devam etmek istiyorlar ve o sırada votkayı hafifletecek başka bir şey bulamadığından barmen Fernand Petiot domates suyunu deniyor.

Kokteylin adını da yine barda bulunan Amerikalı şarkıcı Roy Barton, hasret çektiği nişanlasının ismi olan Mary olarak koyuyor. Bloody ise domates suyunun renginden gelmiş olmalı…

Fernand Petiot 1933’te New York’taki St. Regis otelinin barında çalışmaya başlıyor ve orada Bloody Mary’yi bir kez daha görücüye çıkarıyor. Çünkü Fransa’da beklediği kadar ilgi çekmemiş.

Ancak bu kez Lousiana biberlerinden yapılan tabasco sosunu da ekliyor. Acı, ekşi ve tuzlu bir kokteyl olan Bloody Mary böylece tarihe geçiyor ve en bilindik kokteyllerden biri oluyor.

En lezzetlisi ise Paris bulvar kahvelerinde içiliyormuş. Bir tepsi içinde malzemeler ayrı olarak gelirmiş Bloody Mary ısmarladığınızda. Tepsinin içinde uzun bir içki bardağı, açılmamış bir domates suyu, soslar, limon dilimleri ve tuz şeklinde…

Bu kadar anlattıktan sonra tabii tarifi de vermek gerekir:

Kokteyli icat eden barmen Fernand Petiot, 1964’te bir gazeteye kendi orijinal tarifini vermiş. Bugün pek çok barmen ufak değişiklikler yapsa da, Petiot’nun tarifi şöyle:
Şeykırın dibine dört atım tuz, iki atım karabiber, iki atım acı kırmızıbiber ve biraz da Worchester sosu serpilir. Bir damla limon suyu eklenir ve şeykır kırık buzla doldurulduktan sonra iki ölçek votka ve iki ölçek koyu domates suyu ile doldurulur. İyice çalkalandıktan sonra long drink bardağına süzülür.

Uluslararası Barmenler Birliği’nin resmi tarifi ise şöyle:
Bir long drink bardağına 4,5 cl. votka, 6 cl. domates suyu, 1,5 cl. de limon suyu eklenir. Birer damla Worchester sosu ile tabasco sosu, tuz ve biber konduktan sonra bardak küp buzlarla doldurulur. Bir karıştırıcı ile hafifçe karıştırılır ve kereviz tuzu serpilerek sunulur. Arzuya göre limon dilimi de eklenebilir.

*** Yazıdaki içerik http://www.kokteyll.com dan sağlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: